çelme

dene-me 3 Fikir »

hard candyzamandan, mekandan, ve kelimelerden geçmeni isterdim. kendinden kaçmanın dahi mümkün olmadığı en kuytu köşelerinde yorulmanın bile adının geçmediği bir yürüyüşteyim. sözüm sana sabit.

şimdi ben buradayken, ve hiçbir yere gitmeyecekken; yanlış anlaşılmayı düşünmeden, duyan var mı diye bir korkun olmadan, en kendine ait tanımlarla, en kendine ait tanımsızlıklarla kur cümlelerini. kendine dahi duyurmadığın cümlelerle varolmak istiyorum.

sana ait cümleler kurmanın kutsallığına takılma. sana ait cümleler değil sana ait yaşanmışlıkların, kendine dahi söylemekten imtina ettiğin cümlelerin daha kuytusundayım. zaman her zamanki gibi yok.

başlarken adınla başladıysam gelişirken senle büyümek zorundayım. senle büyüyen ben biter mi hiç? hiç bitirebildin mi kendini?

neden mi bağırıyorum? fısıltılarım ne zaman bağırmaya dönüştü benim. derdimiz zaten pencereyi açıp da ya da durduk yerde herkesin ortasında ya da herkesin en ortasında ve yoksuzluğunda şöyle ciğerlerimizi acıtacak kadar bağıramayışımız değil mi? hira’sını arayan bedenler hira’sını bulamadan bağıramıyorlar mı acaba?

bırakalım sevgiyi, aşkı, seviyi, sevdayı… düşündüm mü bunlar üzerine tapmaya dair tanımlar yapmak yerine her tarifin bir tahrif olduğu bilinciyle sana tapınmayı tarif edeceğime sana tapmayı pratiğe geçiriyorum. geçelim bunları. ya da geçelim bunlardan. birlikte tapınmak dururken neden tapalım ki birbirimize?

vedud ismine tapalım. içimize sevgiyi koyana tapalım. içimize irfana ulaşmanın anahtarlarını koyan tek rabbe tapalım, tapınalım. öğreniriz daha sonra guslü, abdesti, namazı. ilk önce tapınmanın ruhuna varalım. ruh yoksa ne kalır farkımız solucandan.


Etiketler: , , , , , , ,
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Yazı RSS'i Yorum RSS'i Giriş
Creative Commons License