orman

dene-me 1 Fikir »

bir insanın gelişim sürecine şahid olamayacağımı düşünürdüm. bu yüzden çocuk yetiştiremeyeceğimi ve hatta çocuğu yetiştirme, eğitme görevini anne dahi alsa onun yanında yaşamıma devam edemeyeciğimi düşünürdüm.

evlilik sürecinde bu korku devam ediyordu. ahmed yasin aramıza geldiğinde henüz biz bebeklikten kurtulduk mu ki diye soruyorduk kendimize. kucaktan, kundaktan, beşikten sıyrıldıktan sonra başlayan sorularıyla bizi güldürdü, düşündürdü, eğitti ve eğitmeye devam ediyor.

sürekli ama sürekli öğrenen bir birey, sürekli ve hızlı bir şekilde aklına alan, onu unutmayan gerektiğinde rahatsız edecek kadar hatırlatan ve hiç bir şekilde dünyayı umursamayan bir arkadaşımın tabiriyle organik anarşist.

bu sıralar ormandan çıkaramıyoruz ahmed yasin’i. yolda yürürken elinde mutlaka bir ağaç parçası olmalı. ıslak veya çamurlu değilse toprakları mutlaka ellemeli. otları koparmalı. hava iyiyse üzerinde yuvarlanmalı.

eline aldığı silahıyla (herhangi bir gereç) atına biniyor ( bu at bazen annesi, bazen ben bazen de başkası) ve ormanında ilerliyor. “geldik herhalde oğlum” dediğimde “yok henüz gelmedik” diyor ve yolunu tamamladığında sevinç nidaları atıyor.

bir gün bir ormana girsek ve ailecek kaybolsak… herşeyden uzak… herkesten uzak…


Etiketler: , , ,

hiç kimsesi ölmemiş yetimler

davul-tokmak Fikir Yok »

2006 mart’ta başlayan zorunlu muvazzaflık dönemim 2007 haziran’ında bitti. askere başladığımda herhangi bir sağlık güvencemiz yoktu ailecek. Allah’a emanet edilerek çıktık yola.

eğitim birliğinden usta birliğine geçtiğim ve dağıtım izni kullandığım dönem eşim ve ahmed yasin için sağlık cüzdanı çıkarabileceğim söylendiğinden dağıtım izninde askerlik şubesine uğrayarak gerekli evrakları öğrenmek istedim. asal’ın web sitesinde de gerekli evraklar sıralanmıştı fakat bazen webden görünen köy kılavuz isteyebilir diyerek şubeye gittim.

istenen evrakların bir liste yapıldığı not kağıdını tarafıma veren şahıs kağıtta yazmayan bir notu bana sesli olarak iletti. “eşiniz türbanlıysa o şekilde fotoğraf kabul edilmiyor. perukla çektirin ya da bazı fotoğraf stüdyoları ayarlıyormuş” dedi. o an o kadar garip bir şekilde kaldım ki. aslında karşılaştığım tavır hiç yabancı değildi. 97-98′de üniversite döneminde direk yüzyüze geldiğimiz başörtüsü olayı gene önümüze konmuştu. ben görevliye hiçbirşey diyemeden oradan ayrıldım. o an “alın sağlık cüzdanınızı” şeklinde başlayıp sövgü ile devam eden cümleler kurmak isterdim. fakat hala askerdim ve önümde 12 aylık bir askerlik dönemim vardı. kanuni olarak bunun hakkı aranır mıydı bilmiyorum ama kimi kime şikayet edecektim ki?

muhtaç aile kavramı içine sanıyorum kendimizi sokabilirdik istenen belgelerle hatta ahmed yasin için fotoğraf konusunda da problem yoktu fakat eşime başörtülü diye sağlık cüzdanı vermeyen bir kurumdan çocuğum için neden sağlık cüzdanı alayım ki diye düşündüm.

keşke eşi ya da annesi başörtülü olanları askere de almasalardı. ama maalesef aldılar.


Etiketler: , , , ,
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Yazı RSS'i Yorum RSS'i Giriş
Creative Commons License