Biter elbet bu yağmur sabret

dene-me Fikir Yok »

Büyük bir koro ile çıkıyoruz sanki alanlara. Ellerimizde kırılgan yüreklerimiz ve yere dönük yüzlerimizle. Bileklerimi hareket ettiren heyecan tüm kötülükleri iyiliğe dönüştürmek istiyor sanki.

“Asra andolsun ki insanlık hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”

Tüm şehirleri görüp sürekli gitmek isteyecek miyiz diye soruyorum kendime. Yaşanmışlıklardan ne kadar sıyrılabilir bir insan? Bizi karanlıklardan aydınlığa çıkaran unutturabilir ve temizleyebilir ancak bizi.

“Güneşler batar, düşler yatar, aşık yorgun aşktan bıkar… Gölge kaçar, uyku koşar, sevgiler de vıyaklar… Aşktan geçtik delirdik, yine de yeşerdik…”

Ânımın gerisine düşmek istememem ânımın öncesine düşmek isteğimden daha baskın değil. Çünkü ben kendim varım şimdi. Ânımı kirleten ben olabilir miydim ki? Tüm her şeyin üstünden geçip seninle ezmek ve güzellikleri yeniden yeşertmek istiyorum.

“Uyumlar kayboldular, gözyaşı kuş oldu uçtu ayrı dünyalara,
Dinlendim, filizlendim.
Başkaları girmedi hiç hayatıma.

Üzülmek mi yanlış yoksa sevinmek mi?
Ayıramam kendimi kendimden bile bile…

Uzadı yol çatallandı, gönlüm bir hoş oldu hayıflandı…
Sevgiler yağmur bekler, tek bir güneş hiçbir şeye yetmez ki.

Ölmek mi doğru yoksa yaşamak mı?
Ayıramam ayrılığı ayrılıktan bile bile…

Ufunetler çıkın gidin düşlerimden, aşık bekler beni en mahrem yerinden… Koklayamam duyarım ayrı kalmanın cinnetini…. mmmm… en derinden…

Benim düşlerim bir başkaydı. Ne oldu da içinde karalar açtı?”


Etiketler: , , , , , , , ,
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Yazı RSS'i Yorum RSS'i Giriş
Creative Commons License